İslam İlmihali

Allah Katında Din İslamdır

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
İslam İlmihali

Çeşitli Kazanç Yollarının Üstünlük Dereceleri

E-posta Yazdır PDF

75- Çeşitli kazanç yolları vardır. Bunlardan en faziletlisi, cihad yoludur. Sonra sırası ile ticaret, ziraat ve san'attır. Bazılarına göre, ziraat ticaretten daha faziletlidir. Şöyle ki:

 

76- Müslümanlar için gerektiğinde cihada koşmak, İslamiyet'i yüceltmek, İslam yurdunu ve varlığını korumaya çalışmak farzdır. Bu farz duruma göre genişler. Eli silah tutan Müslümanların bir kısmına ve yetişmezse hepsine yönelen bir farz olur. Bu uğurda düşman ile çarpışan ve düşmanı sindiren İslam mücahidleri gazi ve ölenler de şehidlik rütbesini kazanırlar.

 

Şehidlere ölü denilmesi doğru değildir. Onlar ebedî bir hayata sahibdirler. Onlar Yüce Allah'ın manevî huzurunda rızıklanır dururlar. Onun için şehidlik büyük bir rütbedir.

İşte bu cihad sonunda Müslümanların galip gelerek mal elde etmeleri, en faziletli bir kazançtır. Çünkü bu sayede İslam üstün kılınmış olarak maddeye de sahib olunur. Bu mallar İslam devlet başkanı tarafından bir ölçü içerisinde mücahidlere bölünür. Bu malları mücahidlerin kendilerinin almaları, karışıklığa sebeb olacağı, diğer mücahidlerle hazinenin haklarına aykırı düşeceği için helal değildir.

Devamını oku...
 

Güzel ve Çirkin Huylar

E-posta Yazdır PDF

17) İttika: Yüce Allah'dan korkmak, haramdan ve şüpheli şeylerden sakınmaktır. Böyle bir hale "Takva" denir. Bunun sahibine de "Müttakî" denilir. Müttakî olan bir zat, güvenilir ve itimat edilir bir insan demektir. Ondan hiç bir kimseye zarar gelmez.

İslam önünde insanlar esasen birbirine eşittirler. Bunların seçkinliği ancak takva iledir. Kur'an-ı Kerîm'de buyurulmuştur:

"Şüphe yok ki, Allah yanında en iyiniz, en çok müttakî olanınızdır."

İttikanın karşıtı fısk'dır, fücur'dur. Daha açığı, doğru yoldan çıkmak, Allah'a asi olmak, haram ve şüpheli şeylerden kaçınmamaktır. Böyle bir halin sonucu da felakettir, azabdır.

 

18) Edeb: Güzel terbiye ve güzel huylarla vasıflanmaktır, utanılacak şeylerden insanı koruyan bir hal demektir.

Edeb, insan için büyük bir şereftir. Edebin karşıtı İsaet'dir ki, kötülük yapmak ve terbiyeye aykırı davranmak demektir.

Edeb, insanın süsüdür. Edeb, insanı nefsin arzusuna uymaktan korur ve kurtarır.

"İnsanın edebi, zehebinden (altınından) iyidir" denilmiştir.

Edebden yoksun olan bir insan, bir toplum için zararlı mikroplardan daha tehlikelidir.

Çarşamba, 24 Haziran 2009 10:22 tarihinde güncellendi Devamını oku...
 

Üç Aylar Recep Şaban Ramazan

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 

Üç Aylar, Kamerî Takvime göre, Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır. Bu aylar, rahmet dalgalarının başladığı, mânevî huzur ve sükunun kalplere doğduğu, ilâhî rahmetin coştuğu aylardır. Bu aylar girince, mü’minlerin ruhlarını mânevî bir hava kaplar, bu mübârek aylar içerisinde öyle feyizli ve bereketli geceler vardır ki, Yüce Allah’ın rahmeti, bu gecelerde mü’minler üzerine yağmur gibi yağar.

 

İslam dünyasının kutsal ayı Ramazan'ın da içinde bulunduğu, Miraç ve Berat kandilleriyle Kadir gecesinin idrak edileceği üç aylar ilki olan Recep, ikincisi Şaban ve üçüncüsü ise Ramazan ayıdır.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı, Hicri Takvime göre Recep, Şaban ve Ramazan aylarını barındıran üç aylarda, gündelik hayatın tek düzeliğinden çıkıp, bu dönemi sosyal barışın ve huzurun bir vesilesi sayarak, karşılıklı sevgi ve hoşgörüyle karşılayacakları, kendi inanç ve değerlerini yaşama ve yaşatmayı öğrenecek bir süreç olarak nitelendirdi.

 

Üç aylar, ''kandiller geçidi'' olarak da ifade edilebilir, bu dönemin insanın günahlarından tövbe edip temizlenmesi için büyük fırsattır. İnsanların hayatlarında adeta otokontrol sisteminin kurulmasına yardımcı olan üç aylar ve kandillerin, dünyevi meşguliyetlerden sıyrılıp, insanların yaratılış gayesini düşünmesi için son derece değerli fırsatlardır. Miraç, Berat kandilleri ile Kadir gecesi ve Ramazan bayramı gibi Müslümanlar için tövbe etmenin, affın, manevi arınmanın ve kendini yenilemenin habercisi olan üç ayların müjdecisi Regaip Kandili üç ayların ilk Kandili olarak kutlanmaktadır.

Çarşamba, 24 Haziran 2009 08:33 tarihinde güncellendi Devamını oku...
 

Regaip Kandili Nasıl İhya Edilmeli

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 

Regaib kandili, ‘üç aylar’ olarak bilinen rahmeti, bereketi ve mağfireti bol olan feyizli bir maneviyat mevsimine girdiğimizin habercisidir. Günlük hayatımızda her an gördüğümüz trafik ikaz levhaları gibi insan hayatında da belirgin işaretler ve dönüm noktaları vardır. Bunlar, belirli günler, kandiller ve bayramlardır.

 

Kandiller zincirinin ilk halkası olan Regaip Kandilindeki “Regâip” kelimesi, Arapça bir kelime olan "re-ğa-be" kökünden gelmektedir. "re-ğa-be", kelime olarak, elde edilmesi arzu edilen değerler, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. "Reğîb" kelimesi ise, "reğabe"den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, talep edilen şey demektir. Müennesi, "reğîbe"dir. "Reğîbe"nin çoğulu da "reğâib" dir.

 

Bu mübarek gecede, Yüce ALLAH kullarına bol bol rahmet ve mağfirette bulunduğu için bu adı almıştır.

Salı, 23 Haziran 2009 13:30 tarihinde güncellendi Devamını oku...
 

Kız evlat kıymetlidir

E-posta Yazdır PDF

Kız ÇocuğuSual: Mirasta farklı olduğu gibi, erkek çocuğu için iki, kız çocuğu için bir akika hayvanı kesiliyor. Bu evlat ayrımı değil mi? Kız evlada niye az değer veriliyor?

 

CEVAP

 

Dinimizde kadın, miras almaya muhtaç bırakılmamıştır. Onun bütün ihtiyaçlarını, kocası, babası, erkek kardeş ve amca gibi yakınları, ona vermeye mecbur tutulmuştur. Bakacak hiçbir akrabası yoksa onun ihtiyaçlarını Beyt-ül-mal karşılar. Kadın, çalışıp kazanmak zorunda değildir. Erkeklerin, bu güç vazifelerinden dolayı, mirasın hepsini almaları gerektiği halde, dinimiz kadınlara yine ikide bir pay verdi. İki akika kesmek yerine bir akika kesilmesi kızların faziletini gösterir. Yani kız için kesilen bir akika, erkek için kesilen iki akika sevabı kadardır. Dinimiz, kadınlara çok değer verir. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:

 

(Kız çocuğunu güzelce terbiye edip, Allahü teâlânın verdiği nimetlerle bolluk içinde yedirir giydirirse, o kız çocuğu onun için bir bereket olur, Cehennemden kurtulup kolayca Cennete girmesine vesile olur.) [Taberani]

Salı, 16 Haziran 2009 17:10 tarihinde güncellendi Devamını oku...
 

Fatiha Suresini Anlamak

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

Bismillâhirrahmânirrahîm (Rahmân ve rahîm olan ALLAH'ın adıyla)

Hamd (övme ve övülme), alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.  (Fâtiha Sûresi, 2. Ayet)

Denilir ki: „Kalpten çıkan söz, kalbe girer ama dilden çıkan söz kulağı aşmaz.’

Peygamber Efendimiz Buyurdular ki:

 

ALLAHU Teala şöyle der: ‚ Namazı, kendim ile kulum arasında ikiye ayırdım. Kulum için istediği vardır. 

 

kul : ‘Elhamdü lillâhi rabbil âlemîn.‘dediğinde

ALLAHU Teala: ‚Kulum bana hamdetti(şükretti)’der.

 

kul: ‘Errahmânirrahîm’ dediğinde

ALLAHU Teala: ‚Kulum beni övdü’der.

 

kul: ‘Mâliki yevmiddîn.’ dediğinde

ALLAHU Teala: ‚Kulum beni yüceltti der.

 

kul: ‘İyyâke na’büdü ve iyyâke nesteîn.’ dediğinde

ALLAHU Teala: Bu benim ve kulum arasındadır, Onun için ne isterse vardır’ der.

 

kul: ‘İhdinas sırâtal müstekîm. Sırâtallezîne en‘amte aleyhim. Gayril mağdûbi aleyhim veleddâllîn.’ dediğinde

ALLAHU Teala: ‘Bu kulum içindir, ona istediği vardır’ der.

Devamını oku...
 

Peygamberimizin en çok okuduğu dua hangisidir?

E-posta Yazdır PDF

Sual: Peygamberimizin en çok okuduğu dua hangisidir?

 

CEVAP

 

Peygamber efendimiz, dünya ve ahiret için af ve afiyet isterdi. İmandan sonra afiyetten büyük nimet olmadığını bildirirdi. Bir hadis-i şerif meali:

 

(Duanın efdali, dünya ve ahirette Rabbinden af ve afiyet istemektir. Affa ve afiyete kavuşan, dünya ve ahirette kurtuluşa ermiştir.) [Tirmizi]

 

Rabbeta Atina diye adlandırılan dua Bakara Suresi 201. ayeti mealen şöyledir.

 

201. Onlardan bir kısmı da: Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru! derler. (Diyanet İşleri Başkanlığı Meali)

Devamını oku...
 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 - 48
Ortak Olarak Allah'ı Seçmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

 

Hazret-i Ömer, Musul’a bir vali tayin eder. Bir süre sonra, (Musul’daki bütün fakirlerin listesini bana gönder!) diye haber gönderir. Vali de, en başa kendi ismini yazıp listeyi gönderir. Hazret-i Ömer şaşırır. İki kişi görevlendirip, (Hele bir gidin bakalım, benim valimin yaşama şekli nasıl?) der. İki kişi geri gelip, (Musul’u gezdik, dolaştık. Validen daha fakir kimseyi bulamadık. Ekmeği suya batırıp yiyor, katık yok) derler. Hazret-i Ömer memnun olur, bütün fakir fukarayı doyurur, bin altın da bu valiye gönderir. Vali, altınları hanımının önüne döküp der ki:

 

— Hanım, hazret-i Ömer bunları gönderdi, ne yapacaksan yap!

 

— Yaşadık; al şu on taneyi, hemen pazardan şunları şunları al, gel!

Devamını oku...

Namaz Kılıyormusunuz?
 

Diğer Dillerde İlmihal

Şu anda 56 ziyaretçi çevrimiçi

İnternet Radyosu

Savaşta ölen herkes şehid mi olur?

Sual: Bazı hadislerde, (Şunu yapan cennete veya cehenneme gider) deniyor. Mesela, (Cömert cennete gider) veya (Savaşta ölen şehiddir) denince, bunun bazı şartları yok mudur? Her cömert, cennete gider mi, savaşta ölen herkes şehid mi olur?

CEVAP

İmam-ı Rabbani hazretleri, (Şartsız bildirilen bir hüküm, şartlı olarak anlaşılır) buyuruyor. Şartsız söylenen şeylerin mutlaka bazı şartı bulunur.

Birkaç örnek verelim:

1- Cömertlikle ilgili:

Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

(Cömertler cennete girer.) [Ebu-ş-şeyh]

Devamını oku...

Web Stats