Yüce Allah ilk insanı yaratıp, irade-i cüziyyesi ile serbest bırakınca, şeytanın onu etkilemesi söz konusu olmuştur. Çünkü şeytan Âdem'e ve nesillerine vesvese verip onları aldatma ve kötülük işletme görevini üstlenmiş, Cenab-ı Hak ona bu gücü vermiştir. Ancak yüce Allah bu konuda Hz. Âdem'i uyarmış, buna rağmen suret-i haktan görünen şeytan, mantıklı ve inandırıcı telkinlerle ilk insanı etkilemiştir. Ancak İslâm inancına göre suç ferdidir. Babadan oğula geçmez. Diğer yandan Âdem ve Havva cennetten çıkarılınca yüce Allah kendilerine birtakım kelimeler öğreterek tevbe etmelerini telkin etmiş, ilk insanın duası kabul edilmiştir.
Allahü Teâlâ yasak ağacın meyvesinden yemeleri sonucunda, Âdem ve Havva'ya şöyle demiştir: "Hepiniz oradan yeryüzüne inin. Yalnız iyi bilin ki, size benden bir hidayet geldiği zaman, kim benim hidayetime uyarsa, artık onlara bir korku yoktur. Ve onlar üzülmeyeceklerdir." (el-Bakara, 2/38.) "Dedi ki: "Hepiniz oradan inin, birbirinize düşman olarak. Şimdi, benden size bir hidayet geldiği zaman kim benim hidayetime uyarsa, o sapmaz ve sıkıntıya düşmez. Kim beni anmaktan yüz çevirirse, onun için dar bir geçim vardır. Kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz." (Tâhâ, 20/123, 124.) "Allah buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir. Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan (diriltilip) çıkarılacaksınız." (el-A'râf, 7/24, 25)