İslam İlmihali

Allah Katında Din İslamdır

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Serbest Boşanma Sistemi

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 

Bu sistem, eşlerden her ikisine de boşanma hakkı tanıyan veya karşılıklı rıza ile boşanmaya cevaz veren sistemdir.

 

Eski Franklarda boşanma hakkı, bazı durumlarda kadına da tanınmıştır. Cermen hukukunda karının ailesi ile koca arasında boşanma anlaşması yapılırdı. Ancak onuncu yüzyıldan sonra boşanma Germenlerde de kilise hukukuna tabi oldu.

 

Roma hukukunda, sonraları; karşılıklı anlaşma ile evlenmeye son verilebileceği kabul edilmiştir. Roma'da Devlet; "anlaşma evlenmeyi, anlaşmazlık ise boşanmayı doğurur" prensibiyle, önceleri boşanmalara karışmazdı. Ancak, boşanmalar çoğalıp , bu yüzden ahlâk bozulmaya başlayınca; İmparatorluk devrinde şerefsizlik yüzünden boşanma durumunda, çocukların hangi tarafa verileceğine hakimin hükmetmesi gerektiği prensibi kabul edilmiştir ki, bu emirname, Roma Devleti'nin yaptığı ilk müdahaledir.

 

1789 Fransız devrimi ile hıristiyanlıktaki katı tutum gevşetilmiş ve Avrupa'da boşanma serbestliği sistemi gelişmeye başlamıştır. 1792'de henüz Fransa'da devrim sürerken yayınlanmış olan bir kanun, öteki boşanma sebepleri arasında karşılıklı anlaşma ile, hatta bazı durumlarda bir tarafın isteği ile boşanmaya da cevaz vermiştir. Fransa'da Napoleon'un düşmesinden ve krallığın geri gelmesinden sonra, yeniden Katolik prensiplere dönülerek, boşanma imkânı tam olarak kaldırılmıştır. Yetmiş yıla yakın bir süre sonra 1884 yılında, yeniden boşanmaya imkân verilmişse de, bazı hükümler değiştirilmiş ve karşılıklı rıza ile boşanmaya dair hüküm kanundan çıkarılmıştır.

 

Günümüzde karşılıklı rıza ile boşanmayı kabul eden ülkeler: Belçika, Lüksemburg, Romanya, İskandinav ülkeleri ve Sovyet Rusya ile diğer komünist ülkelerdir. (Velîdedoğlu, Aile Hukuku, 5. baskı, İstanbul, 1965 II, 177 vd.; es-Sâbûnî, a.g.e., I, 29, 30.)

 

Sovyet Rusya'da evlilik gibi boşanmalarda kolaylaştırılmıştır. Karşılıklı rıza veya tek yanlı irade beyanı ile evliliği sona erdirmek mümkündür. 1917 bolşevik ihtilalinden sonra yürürlüğe giren yeni hukuka göre, orada eşlerden birisi, evlilik sicillerini tutan memura giderek hiçbir neden göstermeksizin evlilik sicilini sildirebilmek hakkına sahipti, diğer eşin dinlenmesine gerek yoktu. 1936 M. yılında çıkarılan "Aileyi Koruma Kanunu" ile bu usul kısmen değiştirildi. Buna göre, eşlerden birisi memura başvurarak boşanma istediği zaman, memur diğer eşe, kendisine başvurması için tebligatta bulunur. Eş tebligata uymaz veya sicil memuruna gelip de o da boşanma isterse evlilik sicili silinir, boşanmayı istemezse, boşanma talebinde bulunan ısrar ettiği ve çocukları da bulunmadığı takdirde evlilik sicili yine silinir. Eğer karı-kocanın çocukları varsa ahvâl-i şahsiye memuru hiçbir işlem yapmadan meseleyi mahkemeye gönderir. Mahkeme çocukların hangi eşe bırakılacağını karar altına alır ve boşanma ancak ondan sonra imkân dahiline girer. Boşanmalar nüfus cüzdanına da işlenmektedir. (Velidedeoğlu, a.g.e., II, 181, 182.) (Delilleriyle Aile İlmihali)

 
Mekke Döneminde Müslüman Kadın

Hz. Peygamberin ilk hanımı olan Hz. Hatice'nin İslâm'ı kabul eden ilk kişi olduğunu kesin olarak biliyoruz. Hz. Hatice'nin, ekonomik yönden kocasına bağımlı olmaması, O'nun, İslâm'ı sadece Hz. Peygamberin hanımı olduğu için kabul etmiş olabileceği ihtimalini ortadan kaldırır. İsteyerek, özgür iradesiyle kabul etmiştir. İnanan ilk kişi, bir kadındır. Hz. Hatice örneğinden, toplum içinde Müslüman'ın kadının rolünün ne olması, nasıl olması gerektiğini çıkarmamız hem kolay hem de her zamankinden daha fazla gerekli olacaktır.

Devamını oku...

Namaz Kılıyormusunuz?
 

Diğer Dillerde İlmihal

Şu anda 46 ziyaretçi çevrimiçi

Yeni Yazılardan Haberdar Olmak İçin E-mail adresinizi girin:

Günde 1 e-posta Postanıza gelen onay e-postasını mutlaka onaylayın
Farzdan daha sevab olan nafileler

Sual: Farzın yanında, sünnet veya nafile ibadet denizde damla bile değilken, sünnet olan selam vermek, neden farz olan selam almaktan daha çok sevab oluyor?

 

CEVAP

İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki:

Bu, istisna olan birkaç husustan biridir. İstisnalar şöyledir:

 

1- Selam vermek sünnet, almak ise farzdır. Selam almak terk edilirse, düşmanlığa ve dargınlığa sebep olacağı için vacibdir. Vacib burada farz anlamındadır. Selam vermek, sevgiyi ilk göstermiş olması yönüyle daha faziletlidir. [Selam vermekle, selam alanın farz işlemesine de sebep olunuyor.]

Devamını oku...

Web Stats